Ana Sayfa Blog 3 Nisan 2017 365 Görüntüleme

Mursallı İsmail Efe Destanı ! (1883-1942)

Mursallı İsmail Efe Destanı ! (1883-1942)

MURSALLI İSMAİL EFE (1883-1942) 1.Dünya Savaşı başlayınca 1914 yılında Aydın’a asker olarak gitmiş, acemilik eğitimini tamamladıktan sonra Ödemiş Askerlik Şubesi’ne verilmiş, biraz şubede çalıştıktan sonra sivil jandarma görevine atanmıştır. Ödemiş’te tütün ticareti ile uğraşan yerli Rumlardan Çolak Andon ile Angelaki’nin, Türk kadınlarının namusuna musallat olduklarını öğrenmiş ve onlarla bu konuyu konuşmuş ve uyarmıştı.

-Bakın arkadaşlar, kadınlarımıza kötü gözle baktığınız, hatta bazılarını sözlü tacizde bulunduğunuzu öğrendim! Bir daha böyle bir şey duyar ve görürsem ikinizi de gebertirim! Rumlar bunu ciddiye almış gibiydiler.
-Size yanlış bilgi vermişler İsmail Bey, bizim o işlerle alakamız yoktur! -Vallahi benden uyarması, gerisini siz düşün gayri! Hadi elimden bir kaza çıkmadan çekin gidin, sizi bir daha gözüm görmesin, tamam mı?

-Tamam ama…
-Kesin sesinizi de def olup gidin! Hadi… Ancak, bir süre sonra aynı namussuzlukları işlemeye devam ettiklerini öğrenince Mursallı İsmail doğru Rumların genellikle gelip-gittikleri sokağın başında beklememeye başlamıştı. Bir süre sonra iki kafadar içkili bir vaziyette sallana sallana geldiler.
-Ulan namussuzlar, hani söz vermiştiniz bir daha kadınlarımızı ve kızlarımız rahatsız etmeyecektiniz?
-Ne yapacaksın şimdi? Sizin kızlarınız ve kadınlarınız da çok işveli bakmasınlar o zaman! Mursallı İsmail’in tepesi atmış, çekmiş tabancasını ve ikisini oracıkta öldürmüş, sonra da Mursallı dağlarına kaçmıştır.

 

 

Zaptiye Subayı Edip Bey, İsmail’i bulmuş ve teslim olmayı ikna etmiş, İzmir’de yargılanarak mahkûm olmuş ama 1918 yılında ilan edilen aftan yararlanarak hapishaneden çıkarak Mursallı köyüne dönmüştür. İstanbul’un İngilizler tarafından işgale edilmesi ve İzmir’in de Yunanlılar tarafından işgal edilmesi haberi üzerine, halkı direniş hareketine hazırlamak için örgütlenmesi sağlamak amacıyla Ödemiş’e gelen Galip Hoca (Mahmut Celal Bayar) ve Edip Bey, Mursallı ismail’in evine gelirler ve Ödemiş Kuvayı Milliyesi’nim kurulması için çalışmaya başlarlar. Bir süre sonra Ödemiş’te olduklarının Yunan işgal komutalığı tarafından belirlenmesi ve takibat başlatılması üzerine, Mursallı İsmail Efe onları Karhat’daki Gökçen Hüseyin Efe’nin yanına götürür ve orada direniş çalışmalarını örgütlemeye devam ederler.

 

İzmir’in Yunanlılar tarafından işgal edilmesi üzerine, Mursallı İsmail Efe de kendi müfrezesini oluşturmaya başladı. Jandarma mülazımı İbrahim Bey’in yardımıyla Ödemiş’ten 200 civarında tüfek temin etti. Ödemişli Kuvayı Milliyeciler Hacı İlyas (İlkkurşun) Cephesindeki mücadeleden sonra geri çekilmeye başlayınca; Mursallı İsmail Efe, kardeşi Ali Efe, oğulları Alim ve Hüseyin Efeleri de yanına alarak, diğer kızanlarıyla birlikte Bozdağ Halkapınar Yaylası’na çıkar, oradaki ulu çınara Türk Bayrağı asarak halkı düşman işgaline karşı direnişe çağırmaya başlar. Zaman zaman birliğinin sayısı 1000 kişilere ulaşır ve Yunan’a karşı vur-kaç taktikleriyle Bozdağlarda iyi bir direniş sergileyen Mursallı İsmail Efe, Yunanlıların büyük bir saldırıya geçmeleri üzerine Salihli Üçtepeler civarına geçer. Anzavur İsyanının bastırılmasına katılır ve birliğinin adı “Balkan Akıncı Kolları” adını alır.

Mursalı İsmail Efe ve kızanları bir ara Bursa’ya kadar giderler ve İsmail Efe, Mustafa Kemal Paşa ile de görüşür. Bursa’dan Bilecik’e, oradan da Bolu İsyanının bastırılması için görev verildi, Düzce’de bir süre kaldıktan sonra da Adapazarı’na geçti ve Hendek’te Sakarya ırmağı kıyılarında cephe oluşturarak mücadeleye devam etti.
Bilecik tarafında, 13 Yunan Erzak Kamyonunu ele geçirme başarısı gösterince, terfi ettirildi ve 3.Kolordu Komutanlığı’na Fahri Süvari Alay Komutanı unvanıyla dahil oldu, Sakarya Savaşı’na katıldı. Daha sonra Büyük taarruz’daki birliklerimiz arasında yer alarak Afyon’a geldi. Oradan yine Bursa civarına geçti ve savaş bitince de 150 kişilik akıncı birliği ile köyüne döndü ve silahlarını teslim ederek çiftçilikle uğraşmaya başladı. Soyadı Kanunu kabul edildikten sonra “Efe” soyadını alan Mursallı İsmail 1942 yılında 59 yaşında vefat etti.. Mursallı İsmail Efe: Kaymakçılı Molla Mehmet Efendi ile Mursallı’dan Koca Mustafa’nın kızı Şerife Hanım evlenmişler ve 1880 yılında İsmail Efe dünyaya gelmiştir. Ödemiş’te yetişmiş, sübyan mektebini (ilkokul) giderek okuma yazma öğrenmiştir. Evlenme yaşına gelince Nalbant Ömeroğullarından Hamide Hanım ile evlenmiştir (1901). Bu evlilikten Alim Mehmet (1902) ve Hüseyin (1906) adında iki oğlu dünyaya gelmiştir. Annesinin Ödemiş’in Mursallı Köyünden olması sebebiyle, halk ona lâkap olarak Mursallı demeye başlamıştır.

 

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

*

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Manisa Web Tasarım