Ana Sayfa Güncel 7 Aralık 2016 194 Görüntüleme

YEM FİYATLARI ZAMLANDI, ÜRETİCİ KILI KIRK YARIYOR

YEM FİYATLARI ZAMLANDI, ÜRETİCİ KILI KIRK YARIYOR

 Geçen yıl bahar aylarından bu yana zaman zaman sorun çeken süt üreticisi, yem fiyatlarına gelen yeni bir zamla sorunlarına bir yenisini daha ekledi.
Süte ne zaman zam gelse aynı gün yem fiyatlarının da zamlandığını söyleyen üreticiler, süt üretiminin daha iyi devam etmesi, üreticinin kazanabilmesi için yeni projelerin geliştirilmesini ve kooperatifçiliğin yaygınlaşması gerektiğini söylüyor.
Süt üreticileri, Türkiye’de hububat üreticisi ile hayvancılık yapan üreticinin iş birliği içerisinde olması gerektiğini ve her iki üretimin birbirini tamamlamasını istiyor.
Bakanlıktan nakdi destek yerine ham madde desteği isteyen üreticiler, girdilerin düşmesini üretim için kurtuluş yollarından biri olarak görüyor.
Ödemiş’in Mescitli Mahallesi’nde hayvancılık ve süt üretimi yapan Demir ailesi, şuan üretim yaparken kılı kırk yardıklarını ifade ederek zor günlerden geçtiklerini söylediler.
“1992’DEN BERİ ÜRETİYORUZ”
1992 yılında süt üretimine başladıklarını söyleyen üretici Coşkun Demir şunları ifade etti: “1992 yılından bu yana aile olarak hayvancılık ve devamında süt üretimi yapıyoruz. Süt fiyatları geçen yıl sorunlar yaşadı ve bu durum ülke gündemine de yansımıştı. Sektörümüz üretimler bazında sorunlar yaşamaya devam ediyor. Bugün sütün litresi 1.10 TL’ye alınıyor.
“YEMİN ÇUVALI 53 TL”
Yem fiyatları ise artışta. Bir çuval yemin fiyatı 51 TL iken 53 TL’ye çıktı. Sektörde ne zaman süte ya da herhangi bir kaleme zam gelse anında yem fiyatları da zamlanıyor. Bu sefer ise süte zam yok ancak yem yine zamlandı. Biz üreticiler bir kez daha mağdur oluyoruz. Süte zam gelse bu sefer de tüketici zamlı fiyatlarla karşılaşacak. Bu yüzden bu sistemin yeni projelere ihtiyacı olduğunu düşünüyorum”.
“GEMİLERİMİZİ YAKTIK”
Gemilerimizi yaktık diyen Coşkun Demir; “Biz köylüyüz, üreticiyiz. Bizler gemilerimizi yaktık. Ülkemizden başka gidecek yerimiz, üretmekten başka işimiz yok. Bu yüzden yıllardır kendi işimize yatırımlar yapıyoruz. Gece, gündüz damda hayvanlarımızın bakımlarını yapıyoruz. Burada çözümlerin en büyüğü girdi maliyetlerini düşürmektir.
“ÜRETİCİ KİTLELERİ BİRBİRİNE YETEBİLMELİ”
Türkiye genelinde üretici kitleleri birbirlerine yetebilme modeline geçirilmelidir. Örneğin Konya’daki bir hububat üreticisi ile Ödemiş’teki bir hayvancı, süt üreticisi iş birliği halinde olmalıdır. Bu sistemde üretici, kalkınma kooperatifleri çerçevesinde hareket etmelidir. Yani yem bitkisi daha çok üretilmeli, daha çok yaygınlaştırılmalı ve daha ucuz maliyetlerle üreticilere yansıtılmalıdır. Devlet de bu işi organize etmeli ve üreticiye ekonomik destek yerine hak iş desteği, ham madde üretimi desteği vermelidir.”
“BİR LİTRE SÜTÜN MALİYETİ HESAPLANSIN”
İlgili kurumların bir litre sütün maliyetinin hesaplamasını isteyen Demir, “İlgili kurum ve kuruluşlar bir litre sütün maliyetini çıkarmalı ve ona göre bir üretim politikası uygulamalı. Dam İşletmeleri kendi ekonomik kabiliyetlerine göre büyümeli ya da küçülmelidir. Bunun yanında üretici; yemci, sütçü, mandıracı üçgeni içerisinde olmamalıdır. Üretici sadece üretmeli, daha iyi nasıl üretebilirim, daha kaliteli ürün nasıl elde edebilirim düşüncelerinde olmalıdır. Bugün ülkemizin ve dünyamızın da ihtiyacı kaliteli ürün üretmektir.”
“BÖLGEMİZDE BİR LABORATUAR OLMALI”
Sütün iyi tanımlanmasının gerektiğini belirten Coşkun Demir şöyle devam etti: “Süt iyi tanımlanmalı, içeriğinde neler var yok iyi anlatılmalı. Bu kapsamda bölgemizde bir süt laboratuarı olmalı ve bu laboratuar bizlere yön vermelidir. Tüm bu konularda üreticiye de önemli işler düşüyor. Her üretici elini taşın altına koymalı ve günün gereksinimlerinin oluşması için katkılar sunmalıdır.”
“YILIN BİR DÖNEMİNDE SÜT FİYATLARININ DÜŞMESİ DÜŞÜNDÜRÜCÜ”
Üretici Mustafa Demir ise kurtuluşun kooperatifçilikte olduğunu söyleyerek; “Demir ailesi olarak uzun yıllardır üretimin içindeyiz. Damımızın ihtiyacı olan birçok yem bitkisini kendimiz üretmemize rağmen üretimimizi sürdürürken kılı kırk yarıyoruz. Süt fiyatı geçen yıl bahar aylarında düştü ve zor günler yaşadık. Benim şöyle bir değerlendirmem var. Bundan 25 yıl önce benim çocukluğumda bu ovada hayvancılık yokken de bahar aylarında bolluktan dolayı süt fiyatı düşerdi. Şimdi ise yılın 12 ayı aynı tonajda süt üretiliyor. Yılın bir döneminde süt fiyatının düşmesi benim için düşündürücü.
“TEK KURTULUŞ KOOPERATİFLEŞME”
Bu işin en önemli kurtuluşu kooperatifçilikten geçiyor. Gerçek üreticinin kurduğu, üreticilerin yönetiminde olduğu, sorunların en iyi şekilde bilindiği bir anlayış ile bölgemizde kalkınma ya da üretici kooperatiflerini kurmak zorundayız. Aynı şekilde Türkiye’nin diğer üretim kitlelerinde de bu anlayışla kooperatifler kurulmalı ya da mevcut kooperatifler bu şekilde dizayn edilmeli, üretim endeksli olmalıdırlar.
Bu doğrultuda farklı üretim kitle kooperatifleri dikey ve yatay işbirliği içinde olmalıdırlar. Bölgemize yakın olan ve kendi bölgesine bu konularda çok fayda sağlamış olan Tire Süt Kooperatifi bölgemiz ve ülkemiz için bir örnek teşkil etmektedir. Tek kurtuluş kooperatifçiliktir.”
Kerem Karamanlıoğlu

 

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.